mīrah 2 مـيـرة

 

على ما يبدو فإن كلَّ ما يدورُ حولنا دافـعُهُ عقائديٌّ محضٌ، وإنْ تعدَّدتِ المسميات: علوم سياسة اقتصاد طب حروب تكنولوجيا ترفـيـه مناسبات عالمية… حاملو رايةِ التوحيدِ هم فقط مَنِ اقتنعوا بأن المهنيةَ والتطورَ العلميَّ والتفوقَ الأكاديميَّ يقتضونَ تنحيةَ العقيدةِ جانـبًا، وأن المناهجَ العلميةَ تعلو فوق المنهجِ الربانيِّ، والعقلَ البشريَّ فوق الوحيِ! وبهذا أصبحنا في الحقيقة نطوفُ في فلكِ عقيدةِ الآخر: اعتنقنا ما أفرزتْ عقيدتُهُ من نظرياتٍ ذاتِ صبغةٍ أيديولوجيةٍ فجّةٍ لا يخطِئُها الإدراكُ السليمُ، ردَّدنا تراهاتِها وتنافسنا في التشدُّقِ بها، اشترينا نِفاياتِها الفكريةِ بالغالي والنفيس، مارسنا طقوسَها، اقتبسنا رموزَها، وحين أنهكـتنا تداوَيْـنا بقرابينِها ونجاساتِها… ا‍ ‍


It seems that everything around us is ultimately driven by creed, though it presents itself under different names -- science, politics, economics, medicine, warfare, technology, entertainment, international celebrations and the like. Those who carry the banner of tawḥīd are, ironically, often the ones who have accepted the notion that professionalism, scientific advancement and academic excellence require setting matters of Creed aside; that scientific curricula stand above divine Guidance, and human reason above Revelation. In this way, we have found ourselves orbiting within the ideology of another: adopting the theories it produced, repeating them uncritically, championing them wholeheartedly, consuming its intellectual waste at great cost, practising its rituals and adopting its symbols… and when all of this wore us down, we even turned to it for remedy, seeking healing in its own toxic residues and impurities…


Görünüşe göre etrafımızda olup biten her şey nihayetinde bir akîde tarafından yönlendirilmektedir; ancak bu, farklı adlar altında kendini sunar: bilim, siyaset, ekonomi, tıp, savaş, teknoloji, eğlence, uluslararası kutlamalar ve benzeri alanlar. Tevhid sancağını taşıyanlar ise, ironik biçimde, çoğu zaman profesyonellik, bilimsel ilerleme ve akademik mükemmeliyet adına Akîdenin bir kenara bırakılması gerektiğini; bilimsel müfredatın ilahi Rehberliğin, insan aklının ise Vahyin üzerinde olduğunu kabul edenlerdir. Bu şekilde kendimizi başkasının ideolojisi içinde dolaşırken bulduk: onun ürettiği teorileri benimseyerek, onları sorgusuz sualsiz tekrarlayarak, onlara tüm kalbimizle sahip çıkarak; fikrî israfını ağır bedeller ödeyerek tüketerek; ritüellerini icra ederek ve sembollerini benimseyerek… ve bütün bunlar bizi tükettiğinde, çareyi yine onda aradık; kendi zehirli kalıntılarında ve safsızlıklarında şifa arayarak…

 
Previous
Previous

mīrah 3 مـيـرة

Next
Next

mīrah 1 مـيـرة