mīrah 1 مـيـرة
ستأتي لحظةٌ يُـدرك فيها كلٌّ منا أنَّ لا شيءَ كان يستحقُ البكاءَ والحسرةَ سوى تفريطنا في جنبِ الله. لا فقد عزيز ولا ضياع ثمين. إنما عقود أفنيناها في الدنيا لنخرج منها دون أنْ نعرفَ الله حقًّا! كلُّ ما دون ذلك كان -في أحسنِ الأحوالِ- مجرد متاع. وفي جُـلِّـها غثـاء وخـداع… ا
A moment will come when every single one of us will finally realise that nothing was ever worthy of tears or regret except our neglect of Allah’s due rights. Not the loss of a beloved, nor the ruin of anything precious. Only decades spent in this world, lived out in full, yet leaving us to depart without truly knowing Allah! All that lay beneath that was, at best, but fleeting provision; and in most of it, nothing but chaff and illusion...
Öyle bir an gelecek ki her birimiz, aslında gözyaşına ya da pişmanlığa değen hiçbir şeyin olmadığını idrak edeceğiz -- Allah’ın üzerimizdeki hakkını ihmal edişimizden başka. Ne bir sevilenin kaybı, ne de değerli bir şeyin yitip gitmesi. Sadece bu dünyada tükettiğimiz onlarca yıl; dolu dolu yaşanmış gibi görünen, fakat bizi Allah’ı hakiki manada tanımadan ayrılışa götüren onlarca yıl. Bunun ötesindeki her şey ise en iyi ihtimalle geçici bir metadan ibaretti; ve çoğunda, yalnızca değersiz bir kalıntı ve vehim vardı...