mīrah 11 مـيـرة
ذاك الحرفُ البرَّاقُ الذي تختبِئُ وراءَه وتُـزَيِّـنُ به اسمَك -مُصطحِبًا إياهُ أينما وَلَّيْت- هو شهادةٌ على أنك ارتقيتَ إلى مراحلَ متقدمةٍ في عمليةِ البرمجةِ وتزييفِ الوعيِ حتى أصبحتَ مُـرَوَّضًا مِن قِبَـلِ المنظومةِ بجدارة.. مُؤَسَّسِيـًّا بامتياز! ه
وما المجالُ الأكاديميُّ إلا فخٌّ للعقولِ المُمَيزةِ حيث يتمُّ عزلُها واستنزافُها في حضاناتٍ مُصممةٍ بإحكامٍ أشبَهَ بحضاناتِ الدواجنِ “فقاسات البيض” -حيث تُقاسُ قيمةُ الدجاجةِ بِعددِ ما تفقسُ في يومها مِن بيض- وبهذا يتم ضمانُ عدمِ انخراطِ تلكَ العقولِ في عملياتِ الإصلاحِ المُجتمعيِّ الحقيقيةِ على أرضِ الواقِعِ. ه
هكذا يتمُّ اصطيادُ العقولِ التي قد تُشكِّـلُ يومًا تهديدًا للمنظومة. فلا نكادُ نسمعُ للأكاديميينَ صوتًا حينَ يتم إقناعُ العامةِ بأنَّ لقاحًا لم يتعَدَّ إنتاجُهُ ستةَ أشهرٍ يتم فرضُهُ على ملايينِ البشر، ولا نَكادُ نَسمعُ لهم صَوتًا حينَ يتم سَنُّ سياساتٍ تنتهكُ الحرياتِ والحقوقَ الإنسانيةَ. إِنهم مُنْهَمِكونَ في عَـدِّ ما أَنتجُوا في عامِهِمْ مِن أوراقٍ علميةٍ! ه
That small title you hide behind and embellish your name with is in fact a certificate of successful conditioning. It testifies to how far you have progressed in the conditioning of minds and the reshaping of consciousness; that you have become thoroughly tamed by the system and impeccably institutionalised.
Academia is little more than a trap for the gifted minds. It isolates and drains them in meticulously designed incubators, not unlike industrial hatcheries where a hen's value is measured by the number of eggs it produces in a day. Those minds are prevented from participating in meaningful efforts to reform society and from confronting the realities of life beyond institutional walls.
This is how minds that might one day threaten the system are contained. Thus, we hear almost nothing from academics when the public is convinced that a vaccine developed in only a matter of six months should be imposed on millions. Nor do we hear their voices when policies are enacted that infringe upon fundamental human rights and freedoms. Their attention is fixed instead on tallying the number of academic papers they have published in a year!
Adının önüne koyup arkasına sığındığın o küçük unvan, gerçekte başarılı bir koşullandırmanın belgesinden başka bir şey değildir. Zihinlerin koşullandırılması ve bilincin yeniden şekillendirilmesi sürecinde ne denli ilerlediğini gösterir; sistem tarafından bütünüyle ehlileştirildiğini ve kusursuz bir şekilde kurumsallaştırıldığını ortaya koyar.
Akademi, yetenekli zihinler için kurulmuş bir tuzaktan ibarettir. Bu zihinleri, değeri bir günde ürettiği yumurta sayısıyla ölçülen tavukların yetiştirildiği endüstriyel kuluçkahaneleri andıran, titizlikle tasarlanmış ortamlarda tecrit eder ve tüketir. Böylece bu zihinlerin, toplumu dönüştürmeye yönelik anlamlı çabalara katılmaları ve kurumsal duvarların ötesindeki hayatın gerçekleriyle yüzleşmeleri engellenmiş olur.
Sisteme bir gün tehdit oluşturabilecek zihinler işte böyle denetim altına alınır. Bu yüzden, yalnızca altı ay gibi kısa bir sürede geliştirilmiş bir aşının milyonlarca insana uygulanması gerektiğine kamuoyu ikna edilirken akademisyenlerden neredeyse hiçbir ses çıkmaz. Temel insan hak ve özgürlüklerini ihlal eden politikalar yürürlüğe konulduğunda da seslerini pek duymayız. Çünkü onların dikkati, bir yıl içinde kaç akademik makale yayımladıklarını hesaplamakla meşguldür!